Bayramda sağlığınızdan olmayın
Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni Banu Özbingül Arslansoyu, kişilerin bayramda güne hafif bir kahvaltı ile başlaması gerektiğini, şerbetli tatlılar yerine sütlü ve meyveli tatlıları tercih etmesi gerektiğini, Kişilerin bol su tüketilmesi ve aç karnına bayram ziyaretine gidilmemesi gerektiğini söyledi.

10 Agustos 2019 - 14:15:03

Çıktı Al

Yorum (0)

Whatsapp haber ihbar
Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni Banu Özbingül Arslansoyu, kişilerin bayramda güne hafif bir kahvaltı ile başlaması gerektiğini, şerbetli tatlılar yerine sütlü ve meyveli tatlıları tercih etmesi gerektiğini, Kişilerin bol su tüketilmesi ve aç karnına bayram ziyaretine gidilmemesi gerektiğini söyledi.
Kırmızı etin doymuş yağ ve kolesterolden zengin bir besin olduğunu söyleyen Arslansoyu, üzerinde görünen yağlı kısmının etten ayrılsa bile kırmızı etteki ortalama yağ oranının yüzde 20 olduğunu belirtti. Kronik hastalığı olan bireylerin yağsız ya da az yağlı etleri tercih etmesi gerektiğini söyleyen Arslansoyu, etlerin haşlama, fırında ya da ızgara şeklinde tüketilmesine dikkat edilmesi gerektiğini, kızartmadan kaçınılması gerektiğini belirtti. Arslansoyu sözlerine şöyle devam etti: “Etle yapılan yemekler kendi yağı ile pişirilmeli, ilave yağ eklenmemelidir. Etler E ve C vitamini içermezler. Bu nedenle etlerin mutlaka sebzelerle beraber pişirilmesi önemlidir. Bu yöntem hem besin çeşitliliğini sağlayacak hem de bazı minerallerin vücut tarafından emilimini arttıracaktır.”
Türkiye’de bayram denilince akla ilk gelenin mangal olduğunu söyleyen Arslansoyu, mangalda pişirilen etlere uygulanan yöntemin yanlış olduğunu belirtti. Uygulanan yanlış yöntemle ette kanserojen maddelerin oluşmasına sebep olunduğunu söyleyen Arslansoyu, etin yüksek sıcaklıkta pişip yanması sonucunda, heterosiklik amin ve polisiklik aromatik hidrokarbon (PAH) denilen kanserojen maddelerin ortaya çıktığını söyleyen Arslansoyu, bu maddelerin etten ateşe damlayan yağlardan ve çıkan dumanın etle temasından oluştuğunu belirtti.
Mangalda pişirilen etleri kanserojen maddelerden korumak için kömür kullanımında çok yüksek ateşi tercih etmemek gerektiğini, yüksek ateşin ette kanserojen maddelerin açığa çıkmasına ve B grubu vitaminlerin de kaybına yol açtığını söyleyen Arslansoyu, kömür közüyle et arasında en az 15 santimetrelik bir mesafenin bulunması gerektiğini ve etlerin alevle yakılarak pişirilmemesi gerektiğini belirtti. Arslansoyu, pişirme önerileri ile ilgili şunları söyledi: “Pişirme öncesi etlerin bazı baharat ve otlarla marine edilmesi kanserojen madde oluşumunu azaltmaktadır. Bu yüzden etlerinizi marine edin. Mangal ve ızgaralarınızı her kullanımdan sonra çok iyi temizleyerek, oluşmuş kanserojen maddelerin bir sonraki yemeğinize aktarılmasını önleyin. Ateşe damlayan yağ ile açığa çıkan kanserojen maddelerin oluşumunu azaltmak için yağlı etlerden kaçının.”
“Çözünen et hemen pişirilmeli, tekrar dondurulmamalıdır”
Özellikle kurban bayramında çok sayıda hayvanın kesilmesi ile kesim öncesi ve sonrasında gereken kontrol ve hijyen kurallarına uyulmaması ile hastalıkların ortaya çıktığını söyleyen Arslansoyu, kurbanlık hayvanın kesiminden sonra “rigor mortis” adı verilen ölüm sertliğinin ortaya çıktığını ve etlerin bekletilmeden bu sertlikle tüketilmesi durumunda midede şişkinlik, hazımsızlık gibi sıkıntılara yol açacağını belirtti. Arslansoyu şöyle devam etti: “Bunu önlemek için etler kesildikten hemen sonra 5-6 saat serin bir yerde (14-16 C), sonrasında 18-19 saat da buzdolabında bekletilmeli, toplamda 24 saat beklettikten sonra tüketmelidir. Etler kesinlikle çiğ ya da az pişmiş olarak tüketilmemeli, büyük parçalar halinde değil, birer yemeklik olacak şekilde küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetinde, buzdolabında ya da derin dondurucuda saklanmalıdır. Bu şekilde hazırlanan etler buzdolabında 3 gün, derin dondurucuda 3 ay muhafaza edilebilmektedir. Kıyma olarak saklanacaksa bu sürenin daha da kısa olduğunu unutmayın. Etler dondurulduktan sonra buzdolabında çözdürülmeli, çözünen et hemen pişirilmeli, tekrar dondurulmamalıdır.”
KAYNAK: İHA

Etiketler: SAĞLIK,

YORUM BIRAKIN

YORUMLAR  ( 0 Yorum )
Habere hiç yorum yapılmamış
BENZER HABERLER
Prostat kanserine tanı koymak yeni uygulamalarla kolaylaşıyor
50 yaş üzeri erkeklerde en sık görülen tür olan prostat kanserinin tanı ve tedavisinde altın standart kabul edilen Galyum-68 (Ga-68) PSMA PET/BT Görüntüleme ve Lutesyum-177 (Lu-177) PSMA tedavisi Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı’nda yakın bir zamanda uygulanmaya başlıyor. Çok erken evrede teşhisin mümkün olacağı bu uygulama ile hastalık kontrol altına alınabilecek. Diğer tedavilerin cevap vermediği ileri evre hastalar için de umut olacak.
26.06.2019
Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Güliter:
Yaz aylarında mide sağlığı açısından bakıldığında genel olarak yemek yeme alışkanlıklarının, yemek yeme zamanlarının değişmesi nedeniyle mide ilişkili sorunlar görülebildiğini bildiren Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Sefa Güliter; beslenme ve yaşam tarzı ile ilgili alışkanlıkların mevsimlere göre değişmesine dikkat çekerek yaz aylarında mide sorunlarının yaşanmaması ve sağlıklı kalmak için önerilerde bulundu.
13.05.2019
Başhemşire Türkan Şahin “Hemşirelik mesleğinin temelinde sevgi ve saygı olmalı”
Hemşireler haftası dolayısıyla Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Başhemşiresi Türkan Şahin hemşirelik mesleği hakkında açıklamalarda bulundu ve “hemşirelik mesleğinin temelinde sevgi ve saygı olmalı” dedi.
14.05.2019
TÜSEB’e iki önemli atama
Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca tarafından Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Başkanı olarak görevlendirilen Prof. Dr. Adil Mardinoğlu ve Genel Sekreter Prof. Dr. Hasan Türkez enstitünün İstanbul yerleşkesinde düzenlenen devir teslim töreniyle göreve başladı. Törene Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Emine Alp Meşe katıldı.
28.05.2019
Gümüşhane’deki ishal vakaları
Gümüşhane’nin merkeze bağlı Dibekli köyünde içme suyu hattından kaynaklanan ishal vakaları ile ilgili İl Sağlık Müdürlüğü tarafından açıklama yapıldı.
09.07.2019
Hastane ortamı dışında yapılan saç ekimleri Türkiye’nin sağlık turizmini tehdit ediyor
İstanbul’da her gün binlerce bin saç ekimi yapılıyor. Saç ekimi yaptırmak için son dönemde özellikle Avrupalılar ülkemize geliyor. Uzmanlar da sağlık turizminde revaçta olan saç ekiminin doktorlar tarafından yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Ameliyathane standartlarını karşılamayan yerlerde yapılan başarısız uygulamaların sağlık turizmi için tehdit oluşturduğunu belirten Nişantaşı Hastanesi Uzm. Dr. Yusuf Topal, hastane ortamında yapılmayan saç ekimi uygulamaları sebebiyle Türkiye’nin sağlık turizmindeki itibarının zedeleneceğine dikkat çekiyor.
28.06.2019
TÜRKİYE’DE HER GÜN BİR BEBEK DMD HASTASI OLARAK DOĞUYOR
TÜRKİYE, ÜÇ BOYUTLU ÇENE YAPABİLEN 5 ÜLKEDEN BİRİ
BALIK PULU HASTALARINA MÜJDE
BAKAN KOCA’DAN "SAĞLIK ÇALIŞANINA ŞİDDET" AÇIKLAMASI
DÜNYADA, 2020’DE 40 MİLYON KİŞİNİN KATARAKT NEDENİYLE KÖR OLACAK
KADINLAR BU HASTALIĞI ERTELEMEYİN
YEDİKLERİNİZ ANNE-BABA OLMA ŞANSINIZI ELİNİZDEN ALABİLİR
(ÖZEL) KIZINI LÖSEMİDEN KAYBEDEN BABA, KÖK HÜCRE BAĞIŞIYLA HAYAT KURTARDI
ZEYTİNYAĞI KANSER RİSKİNİ YÜZDE 50’YE YAKIN AZALTIYOR
TÜSEB KLİNİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KURULDU
HASTALAR TEDAVİ EDİLECEKLERİ ALANA 1 BUÇUK DAKİKADA ULAŞIYOR
TÜRKİYE’DEN DİĞER ÜLKELERE “SAĞLIK ATAŞESİ”

SON DAKİKA GELİŞMELERİ

EN ÇOK OKUNANLAR