Alzheimer’a karşı ceviz öneriliyor
Yapılan araştırmalar ceviz içerikli diyetin Alzheimer hastalığının ilerleyişini önemli ölçüde zayıflatabileceğini gösteriyor.

09 Ekim 2019 - 16:30:08

Çıktı Al

Yorum (0)

Whatsapp haber ihbar
Yapılan araştırmalar ceviz içerikli diyetin Alzheimer hastalığının ilerleyişini önemli ölçüde zayıflatabileceğini gösteriyor.

Dünya’da milyonlarca kişiyi etkileyen Alzheimer hastalığına yakalanan kişiler kademeli olarak hafıza, dil becerisi ve bilişsel fonsiyon kaybı yaşıyorlar. ABD’de yapılan bir araştırma ile ceviz içerikli diyetin bu hastalığın ilerleyişini önemli ölçüde zayıflatabileceğine dair bazı çalışmalar bulunduğu açıklandı.

Birkaç yıldır, ceviz içerikli bir diyetin demans riskini azaltmaya veya Alzheimer hastalığının ve altında yatan mekanizmalarının yavaşlatılması için yardımcı olup olmayacağını belirlemeye çalışan New York Devlet Gelişimsel Engeller Temel Araştırma Enstitüsünden Dr. Abha Chauhan, cevizde bulunan yüksek antioksidan içerik (gamma tokoferol - E vitamini - flavonoidler ve melatonin) ve ciddi miktardaki bitki bazlı omega 3 temel yağ asit (alfa-linolenik acit (ALA), 2.5g/oz) kaynaklı olduğu görüşünü savunuyor.

Ceviz, amiloid beta protein kaynaklı oksidatif stres ve hücre ölümüne koruma sağlıyor
Yabancı kaynaklardan elde edilen bilgilere göre; araştırmacılar, Alzheimer hastalığını taklit edecek sentetik amiloid beta protein eklenen petride üretilen hücreler kullandılar. Şaşırtıcı olmayan biçimde, bu durum, yüksek miktarda lipit peroksidan, DAN bölünmesi ve serbest radikal üremesi ile nihayetinde hücre ölümü ile sonuçlandı. Ceviz esası eklenen hücrelerde ise sentetik amiloid beta protein etkileri azaldı ve hücre ölümü daha düşük oldu.

Yapılan açıklamaya göre; bu sonuçlar, cevizin serbest radikalleri temizleme, oksidatif stresi sınırlama ve alzheimerin amiloid beta protein özelliklerinden kaynaklı hücre ölümünü önleme kabiliyeti olduğunu gösterdi.

Diyete dahil edilen ceviz, Alzheimerli farelerde hafızaya yardımcı oluyor
Araştırmada; kültürlenmiş hücreler üzerinde, ceviz takviyesi ile yapılan başarılı laboratuvar deneylerini takiben araştırmacılar, teorilerini canlı hayvanlar, özellikle Alzheimer hastalığının transjenik fare modeli (AD-tg) üzerinde denediler. AD-tg farelerin normal diyetlerine yüzde 6 veya yüzde 9 oranında ceviz eklendi. Bunlar sırasıyla 1 ve 1.5 onstu ve insanlar için tavsiye edilen günlük ceviz alım miktarı kadardı. Deney ve kontrol grubu farelerin diyetleri toplam kalori ile birlikte protein, karbonhidrat ve yağ içeriği açısından karşılaştırılabilir durumdaydı. Ceviz takviyesi, Alzheimerlı farelerin labirenti keşfederken daha iyi öğrenme ve motor beceriler göstermelerine imkan verdi. Gerçekten de bu hayvanlar daha az stres ve ankisyete gösterdi ve daha az hata yaptı ve ceviz takviyesi olmayan diyete tabi olanlara kıyasla daha çabuk kaçabildi.

Dr Chauhan, yaptığı değerlendirmede; "Çalışmamızda, ceviz ile zenginleştirilmiş diyetler, ceviz içeriğinin oksidatif stres ve inflamasyonu azaltmaya yönelik birikimli etkisi nedeniyle AD-tg farelerinde gelişmiş hafıza ve bilişsel fonksiyon sağlamış olabilir. Bu sonuçlara göre, ceviz ile takviyenin cevizin farklı bileşenlerinin antienflamatuar ve antioksidan etkileri nedeniyle Alzheimer hastalığının gelişimi riskini azaltmaya ve/veya ilerlemesinin yavaşlatılmasına yardımcı olabileceği ifade edilebilir. Bu sonuçlar en azından benzer çalışmaların insanlar üzerinde yapılmasının faydalı olabileceğini gösteriyor" dedi.

Dr Chauhan, ceviz özünün bu etkisinin, cevizin içinde bulunan aktif bileşenlerden kaynaklanabileceğini, bunun endojen antioksidan savunma kapasitesinin artırabileceğini ve hücresel redoks durumunu düzenleyebileceğini, ceviz zengini bir diyet bu nedenle amiloid beta protein aracılığıyla oluşan sitotoksisiteyi, nöronal kaybı ve Alzheimer hastalığı oluşum riskini azaltabileceğini belirtti.

"Sadece cevizde ana bileşeni ALA olan Poli doymamış yağ bulunuyor"
Bu aşamada cevizdeki hangi unsurun bu faydaları sağladığını belirtmenin zor olduğunun altını çizen Dr. Chauhan, "Ancak antioksidanlara ek olarak ALA (omega 3 yağ asidi) da katkı sağlayan bir faktör olabilir. Çoğu yemişte mono doymamış yağ bulunsa da, sadece cevizde asıl olarak, ana bileşeni ALA olan poli doymamış yağ bulunuyor. Araştırmanın sonucunda diyette kullanılan yüzde 6 veya yüzde 9 oranında ceviz oksidatif stresi azalttığını ve Alzheimer farelerinde vücudun savunma mekanizmasını güçlendirdiğini gösteriyor. Beklendiği gibi ceviz takviyeli diyet serbest radikal seviyesini azalttı ki bu da lipid ve protein oksidasyonunun azalmasına yol açtı" ifadelerini kullandı.

Dr. Chauhan, "Bulgularımız, cevizle takviyenin, biriken serbest radikallerin giderilmesi ve serbest radikallerle antioksidanların dengesinin iyileştirilmesiyle ilişkilendirilen endojen antioksidan fonksiyonu geliştirdiğini ve böylelikle AD-tg farelerindeki lipitlere ve proteinlere yönelik oksidatif zararın azaltıldığını gösteriyor. Ceviz zengini bir diyetle erken müdahalenin, serbest radikaller nedeniyle oluşan zararın sınırlandırılması ve vücudun savunma mekanizmasının güçlendirilmesi yoluyla Alzheimer hastalığının ve demansın başlangıcını veya ilerlemesini geciktirerek bilişsel fonksiyonun korunmasına yardımcı olabileceğini düşünmek akla yatkındır" dedi.
Bu sonuçlara göre ceviz takviyesi, sadece hücrelerde bulunan lipid ve proteinlere daha az zarar verilmesini sağlayan oksidatif stresin azaltılması değil aynı zamanda vücudun serbest radikallerle savaşma kabiliyetini artırılması için de faydalı etkileri olduğu görüldü.

Nüfus yaşlandıkça bilişsel hastalıklar artıyor
Nüfus yaşlandıkça, Alzheimer ve demans (bunama) gibi hafızayı etkileyen koşullar daha fazla endişe kaynağı olacağı belirtiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2012’de yayımladığı bir makaleye göre, dünya genelinde her yıl tahmini 7.7 milyon kişi demans hastası oluyor. Dünya genelinde demansla hayatını sürdüren kişilerin sayısının ise 35.6 milyon olduğu tahmin ediliyor. Türkiye’de ise, 65 yaş üzerindeki nüfusun oranının yüzde 8 olduğu düşünüldüğünde, 400 bin kişinin Alzheimer hastalığından muzdarip olduğu tahmin ediliyor. Bu rakamın 2030 yılı itibariyle ikiye çıkacağı ve 2050 yılından üç katından daha fazla olacağı öngörülüyor.
KAYNAK: İHA

Etiketler: SAĞLIK,

YORUM BIRAKIN

YORUMLAR  ( 0 Yorum )
Habere hiç yorum yapılmamış
BENZER HABERLER
Yalanı nasıl fark edebiliriz
Uzman Psikolojik Danışman Şenol Baygül, yalan söyleme ve yalanın fark edilmesi konusunda önemli bilgiler verdi. Baygül, “Öncelikle bilinmeli ki herhangi bir günde 10 ile 200 yalana maruz kalabiliyoruz. Yalanı kısaca tanımlayacak olursam, diğer insanlara bilerek, yanlış olduğu bilinen bir bilginin doğruymuş gibi iletilmesi, ödüllendirilmek ya da birine zarar verme amacıyla bir başkasını açıkça yanıltma girişimi diyebilirim. Burada önemli olan niyetli ve bilinçli bir şekilde gerçeğin değiştirilmesi ya da çarpıtılmasıdır. Eşinin yeni kestirdiği saçlarını beğenmediği halde “güzel olmuş” diyen bir kişi ile işlediği cinayeti inkar eden kişi arasında aslında fark yoktur. Yalnızca toplumun yalanlara verdiği beyaz, pembe, tozpembesi, siyah gibi... isimler sayesinde farktan söz edebiliriz” diye konuştu.
24.05.2019
Dış kulak yolu iltihabı tatilinizi kabusa çevirmesin
Havaların sıcak ve rutubetin fazla olduğu bölgelerde sık görülen dış kulak iltihabına karşı uyarılarda bulunan Kulak Burun Boğaz Baş Boyun ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Uzmanı Dr. Remzi Tınazlı, özellikle hijyeni iyi olmayan havuz ve deniz suları ile temas durumunda, bakterilerin bazen de mantarların kulak yolunda iltihaba neden olabileceğini İfade etti.
20.08.2019
Lösemi en sık 2-5 yaş arasındaki çocuklarda görülüyor
Halk arasında kan kanseri olarak bilinen lösemi hastalığı en sık 2-5 yaş arasındaki çocuklarda görülüyor. Yapılan son araştırmalara göre hastalıkta günümüzde ölümle sonuçlanan vakalar yüzde 50 oranında azaldı.
06.09.2019
Küba ile ilaç, aşı ve tıbbi cihaz alanında mutabakat zaptı imzalandı
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) ile Küba Devlet İlaç ve Tıbbi Cihazların Kontrol Merkezi (CECMED) arasında mutabakat zaptı imzalandığını duyurdu.
13.09.2019
Yumurtalık rezervi azalmış kadınlarda gebelik artık mümkün
Hızlanmış yumurta rezervi kaybı ve 40 yaş öncesi erken menopoz yaşayan kadınların da artık anne olması mümkün hale geldi. Son yıllarda geliştirilen tedaviler sayesinde bu kadınların da çocuk sahibi olabileceklerini söyleyen Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesinden Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Namık Kemal Duru, “Erken yumurtalık yetmezliği yaşayan kadınlara yapılacak küçük bir operasyon sonrasında, ‘kendi yumurtalarıyla’ gebe kalma şansını veriyoruz” dedi.
04.10.2019
Omega 3 ile depresyondan kurtulmak mümkün
Op.Dr. Kerem Bıkmaz, balık yağının (omega 3) depresyon ve bunamayı azalttığını söyledi.
21.05.2019
ÇOCUKLAR NEDEN YALAN SÖYLER
PROF. DR. KONUKSEVEN: “DUYMANIZI SAĞLAYAN ODYOLOGLARI DUYUN”
GÖZ ÇEVRESİ IŞIK DOLGUSU İLE GENÇLEŞİYOR
SAĞLIKTA TÜRKİYE’YE ÜÇÜNCÜLÜK ÖDÜLÜ
"KULAKTA AĞRI VE AKINTI DIŞ KULAK ENFEKSİYONUNUN HABERCİSİ OLABİLİR"
HAYIRSEVERLERDEN HOPA DEVLET HASTANESİNE MOTORLU HASTA YATAĞI BAĞIŞI
AVRUPA ÜLKELERİ ARASINDA OBEZİTE GÖRÜLME ORANININ EN YÜKSEK OLDUĞU ÜLKE TÜRKİYE
RİZE’DE ‘10 EKİM DÜNYA RUH SAĞLIĞI GÜNÜ’ ETKİNLİKLERİ
HASTA YAKINLARI RUH VE BEDEN SAĞLIĞI KONUSUNDA BİLGİLENDİRİLECEK
“İNTİHARI ÖNLEMEK BÜYÜK ORANDA MÜMKÜN”
GİRESUN’A 628 MİLYONLUK SAĞLIK YATIRIMI
KADINLARIN GİZLİ KORKUSU İDRAR KAÇIRMA

EN ÇOK OKUNANLAR