Çocuklar neden yalan söyler
Uzman Klinik Psikolog Müjde Yahşi, yalan söylemeyi ortaya çıkaran etkenleri anlatarak, “Çocuklar 2 nedenden dolayı yalan söyler. Birincisi; korku ve baskıdır. İkincisi de taklit ve model almadır” dedi.

13 Ekim 2019 - 13:45:06

Çıktı Al

Yorum (0)

Whatsapp haber ihbar
Reklam
Uzman Klinik Psikolog Müjde Yahşi, yalan söylemeyi ortaya çıkaran etkenleri anlatarak, “Çocuklar 2 nedenden dolayı yalan söyler. Birincisi; korku ve baskıdır. İkincisi de taklit ve model almadır” dedi.
Yaşamın ilk 5 yılında çocuklar gerçek ile gerçek dışını ayıramadığını ve hayali hikâyeler uydurduğunu anlatan Uzman Klinik Psikolog Müjde Yahşi, “Örneğin; her sabah çantasını takıp okula giden abisini gören 3 yaşındaki bir çocuk, teyzesine ben de okula gidiyorum diyebilir hatta bunu en ufak ayrıntılarıyla süsleyerek okulda öğretmeninin kendisine verdiği ödevlerden de bahsedebilir. Bunlar 6 yaş öncesi görülen, hayali içeriği olan ve gerçek anlamda yalan özelliği taşımayan sözde yalanlardır” dedi.
Çocuk, 6 yaşını doldurmasına rağmen hala yalan söylemeye devam ediyorsa, bu durumda alışkanlıktan söz edilebileceğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Müjde Yahşi, “Örneğin; 8 yaşındaki bir çocuğun ödevi olduğu halde ödevini yapmamak için ebeveynine sürekli ödevini yaptığını söylemesi, derslerden kaçmak için öğretmenine her defasında kitaplarını evde unuttuğunu söylemesi ya da arkadaşlarından kopya çekerek başarı elde etmeye çalışması, yalanın alışkanlık haline geldiğini bize gösterir.
Yalanı alışkanlık haline getirmiş çocukların 2 özelliği vardır. Biri; kendilerini kontrol edememeleri diğeri ise aşırı bencillikleridir. Bu 2 kişilik özelliğine neden olan şey ailenin ve çevrenin çocuk ile olan olumsuz ilişkileridir, yani aile çocuk ile yeteri kadar sağlıklı sosyal ilişkiler kuramamışsa ve çocuğun ihtiyacı olan eğitimsel koşulları sağlamamışsa çocuk kendini kontrol edemez ve aşırı bencil davranışlarda bulunarak yalan söylemeye devam eder” diye konuştu.
Uzman Klinik Psikolog Müjde Yahşi, yalan söylemeyi ortaya çıkaran 4 etken bulunduğunu belirterek, “Bunlar; aşağılık duygusu, suçluluk duygusu, saldırganlık ve kıskançlıktır.
Örneğin ebeveynin; çocuğu sürekli başkaları ile mukayese ederek aşağılaması, onu yaptığı hatalardan dolayı sürekli suçlaması, çocuk bir şeyleri merak edip kurcalamak isterken onu sürekli engelleyerek saldırganlaştırması ve doğuştan getirdiğimiz kıskançlık duygusunu yanlış tutumlar ile beslemesi, yalan söylemeyi ortaya çıkaran etkenlerdir.
Ergenlik dönemine uzanan yalanların bu defa türü ve içeriği değişir. Örneğin; arkadaşının beğendiği fakat kendisinin beğenmediği bir film için kendi fikrinin aksine nezaket adına iyi yorumlar yapması ya da kalbini kırdığı bir arkadaşının sırf gönlünü almak için ona beyaz yalanlar söylemesi ergenin bilinçli bir davranışla yalana başvurması diyebiliriz. Ergende görülen bu tür yalanlar sosyal yalanlardır” dedi.
“Çocuklar 2 nedenden dolayı yalan söyler. Birincisi; korku ve baskıdır. İkincisi de taklit ve model almadır” diyen Uzman Klinik Psikolog Müjde Yahşi, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Örneğin; anahtarını kaybeden anne, 5 yaşındaki kızını suçlayarak “sen aldın biliyorum, itiraf edersen sana oyuncak alacağım”diyerek baskı yapması ve bunun neticesinde çocuğun da anahtarı almadığı halde “evet ben aldım ama sakladığım yeri bulamıyorum” demesi baskının neden olduğu yalandır.
Ya da bir babanın 10 yaşındaki çocuğuna “söyle çabuk bu vazoyu sen mi kırdın” şeklinde hiddetle sorduğu soru, çocuğun vazoyu kırmasına rağmen cezalandırılacağım korkusuyla “hayır ben kırmadım” dediği korkunun neden olduğu yalandır.
Anne 6 yaşındaki çocuğuyla alışverişe gittikleri halde alışverişe gitmedikleri konusunda çocuğunu sıkı sıkı tembihleyerek “alışveriş yaptığımızı sakın babana söyleme” demesi çocuğun anneyi model almasına ve benzer şekilde yalan söylemesine neden olabilir.
Ya da baba araç kullanırken telefondaki arkadaşına evde dinleniyorum biraz hastayım demesi 4 yaşındaki çocuğun babayı taklit etmesine ve çocuğun benzer şekilde yalan söylemesine neden olabilir.
Tüm bu örnekler duygusal ihtiyaçları ve eğitimsel koşulları yeteri kadar karşılanmış bir çocukta aslında pek rastlanmaz.
Benlik algısı olumlu, değersizlik, yetersizlik ve suçluluk gibi olumsuz duygular barındırmayan, yeterince ilgi, sevgi, şefkat gösterilen, güven temelli bir ilişki kurulan, başkalarının haklarına değer vererek yetiştirilen çocuk yalan söylemez. Zira yalan söylemeyen çocuk özgüvenlidir, çevresiyle uyum içindedir, milli, manevi ve ahlaki değerleri yaşamına geçirerek kişiliği ile bütünleştirmiştir.
Ebeveynlere önerilerim; anne ya da baba olarak öncelikle kendi davranış ve tutumlarını gözden geçirmeliler. Doğru söylemenin yararlarını çocuğun yaşına ve gelişime uygun yöntemle çocuğa aktarmalılar. Gerçeği söyletmek için ödül ya da ceza yöntemine asla başvurmamalılar. Çocuğun sosyalleşmesini sağlamalılar. Arkadaşlık, grup, kurul ve kurum gibi bağlılıkların önemini vurgulamalılar. Vatan ve millet kavramlarını özümsetmeliler. Manevi ve ahlaki değerlerimizi yaşamalı ve yaşatmalılar.”
KAYNAK: İHA

Etiketler: SAĞLIK,

YORUM BIRAKIN

YORUMLAR  ( 0 Yorum )
Habere hiç yorum yapılmamış
BENZER HABERLER
“Kadınlar, sezaryen sonrası İstmosel probleminin farkında değil”
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Taner Usta, tanısı zor konulan, kadınlar arasında bilinmediğinden dolayı ciddiye alınmayan istmosel (sezaryen dikiş yerinde ayrılma) probleminin sebeplerini ve robotik cerrahi ile nasıl tedavi edilebildiğini anlattı.
19.08.2019
Daha canlı bir cilt için sağlıklı beslenme şart
Kötü beslenme tüm vücudu etkilediği gibi ciltte de hızlı yaşlanmaya neden oluyor. Doğru beslenme alışkanlığı kazanarak, cildin gençliğini ve güzelliğini uzun yıllar koruyabilmek mümkün. Cildimize sürdüklerimiz kadar yediklerimizin de cildimizi etkilediğini belirten QNET Sağlık ve Güzellik Uzmanı Sunny Shaper, kusursuz bir cilt için beslenme tüyoları verdi.
02.06.2019
Psikolog Kırna: “Siz hayatın neresinde yaşıyorsunuz”
Uzman Klinik Psikolog Merve Kırna, insanların hayatlarını üç şekilde yaşadıklarını belirterek geçmişti takılı kalanların ‘an’a odaklanmalarında zorlandıklarını söyledi.
15.08.2019
Vücuttaki yaşlanan deriye dikkat
Dr. Emre Tambay, vücuttaki yaşlanan deriye dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
08.06.2019
Sınavlar yaklaşırken aile tutumuna dikkat
Nişantaşı Psikiyatri Merkezinden Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, sınavlar yaklaşırken aile tutumuna dikkat çekti.
12.06.2019
Evlilikte güç savaşına dikkat
Evlilik hayatındaki huzursuzlukların en önemli sebeplerinin başında güç savaşlarının geldiğini belirten Uzman Psikolojik Danışman Şenol Baygül, evlilikte güç savaşları konusunda bilgiler verdi.
27.06.2019
İNTİHAR RİSKİNE DİKKAT
BEYNİN RİSKLİ BÖLGESİNDEKİ TÜMÖR, MİKROCERRAHİ YÖNTEMLE ALINDI
UZMANLARDAN ÇİĞ SÜT UYARISI:
"UYANIK BEYİN TÜMÖRÜ AMELİYATI FELÇ RİSKİNİ ORTADAN KALDIRIYOR"
UZMANLAR 14 KASIM DÜNYA DİYABET GÜNÜ’NDE DİYABETE DİKKAT ÇEKTİ
“TİP 2 DİYABETTEN KURTULMAK MÜMKÜN”
(DÜZELTME) SAĞLIK BAKANLIĞINDAN “GELECEĞE NEFES” KAMPANYASINA DESTEK
SAĞLIK BAKANLIĞINDAN “GELECEĞE NEFES” KAMPANYASINA DESTEK
BURUN ESTETİĞİNİN BİLİNMEYEN 7 FAYDASI
DR. NÜKET EROĞLU, GENÇ KALMANIN PÜF NOKTALARINI ANLATTI
“BALIK HER YAŞTA TÜKETİLMELİ”
PROF.DR. ERSOY: "OBEZİTEYLE MÜCADELEDE PROFESYONEL DESTEK ŞART"

EN ÇOK OKUNANLAR