TVHB Başkanı Eroğlu: “Kene çıplak elle dokunulmadan çıkarılmalı”
Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, “Kene çıplak elle dokunulmadan çıkarılmalı ve en yakın sağlık kuruluşu ile irtibat kurulmalıdır. Kene çıkarıldıktan sonraki süreçte kişinin kendini takip etmesi, ateş, baş ağrısı ve diğer gribal belirtiler görülürse derhal en yakın sağlık kuruluşu ile irtibata geçilmelidir” dedi.

10 Haziran 2020 - 12:45:07

Çıktı Al

Yorum (0)

Reklam
Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, “Kene çıplak elle dokunulmadan çıkarılmalı ve en yakın sağlık kuruluşu ile irtibat kurulmalıdır. Kene çıkarıldıktan sonraki süreçte kişinin kendini takip etmesi, ateş, baş ağrısı ve diğer gribal belirtiler görülürse derhal en yakın sağlık kuruluşu ile irtibata geçilmelidir” dedi.
Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Kırım Kongo Kanamalı Ateş Hastalığı’na (KKKA) ilişkin açıklamalarda bulundu. Kenelerin, hayatlarını devam ettirebilmek için konak adı verilen canlılardan türlere göre değişen düzeylerde kan emmek zorunda olan eklem bacaklılar olduğunu hatırlatan Eroğlu, “Kan emme esnasında konaklarına birçok hastalık etkenini taşırlar. Esasında kenelerin konakları üzerine başka zararlı etkileri olsa da naklettikleri hastalıklar bu etkilerin en önemli olanıdır. Kenelerin tüm dünyada 200’ün üzerinde hastalık etkenine vektörlük yaptığı bilinmektedir. Doğadaki birçok canlı gibi insanlarda keneler için konak görevi görmektedir. Bu sebeple hastalıkların bir kısmının nakledildiği konaklar arasında insanlarda yer almakta ve keneler, özellikle ülkemizin de içinde yer aldığı tropik ve subtropik iklim kuşağında yer alan bölgelerde hem hayvan hem de insan sağlığını tehdit etmektedirler” ifadelerini kullandı.
Kırım Kongo Kanamalı Ateşinin (KKKA) 2002 yılından itibaren Türkiye’de özellikle Hyolamma marginatum marginatum’un yoğun olarak bulunduğu Giresun, Gümüşhane, Bayburt, Sivas, Tokat, Amasya ve Çorum illerinde insan sağlığını tehdit ettiğini aktaran Eroğlu, “Diğer taraftan bu kene türünün ülkemizin yedi coğrafi bölgesinde de tespit edilmiş bir tür olduğu unutulmamalıdır.Hastalık kenelerin aktivasyonu doğrultusunda ilkbahar mevsimi ikinci yarısı ile yaz mevsimi birinci yarısında en yüksek düzeye çıkmaktadır. KKKA ülkemizde ilk tespit edildiği 2002 yılından sonra 2008 yılında en yüksek düzeye ulaşmış sonraki yıllarda ise benzer vaka sayıları ile devam etmiştir. İçinde bulunduğumuz 2020 yılının hastalık sezonunun henüz erken dönemlerinde önceki yıllara göre artan vaka oranları üzerinde durulması gereken önemli bir husus olarak dikkati çekmektedir. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi bakımından kene mücadelesinin temelini bireysel korunma uygulamaları ile evcil hayvan zinciri ve yakın çevresinde kene popülasyonunun kontrol altın tutulması oluşturmaktadır.
Bireysel korunma uygulamaları kapsamında; özellikle hastalık yönünden riskli bölgelerde bulunan vatandaşların park, bahçe, tarla gibi her türlü araziye çıktıklarında açık renkli elbise giyinmeleri, çorapları paçalarının üzerine çekmeleri, elbiselerine repellent(Geçirmez) uygulamaları ve aktivite sonrası tüm vücudun kene yönünden kontrol edilmesi sayılabilir.
Vücut üzerinde kan emen kene tespit edilmesi halinde kenenin en kısa sürede çıkarılması önem taşımaktadır. Kene çıplak elle dokunulmadan çıkarılmalı ve en yakın sağlık kuruluşu ile irtibat kurulmalıdır. Kene çıkarıldıktan sonraki süreçte kişinin kendini takip etmesi, ateş, baş ağrısı ve diğer gribal belirtiler görülürse derhal en yakın sağlık kuruluşu ile irtibata geçilmelidir. Kırım Kongo Kanamalı ateşinde erken teşhis ve tedavinin hayati öneme sahip olduğu unutulmamalıdır” açıklamasında bulundu.
Bireysel korunma yöntemlerini içeren eğitim faaliyetlerinin (TV programları, kamu spotları, broşürler vb.) toplumsal bilincin oluşumunu sağlayacağını vurgulayan Eroğlu, “Eğitim faaliyetleri eşgüdüm ve koordinasyonu ile çalışan bakanlıklar tarafında gerçekleştirilmeli ve kenelerin nasıl bir canlı olduğu, nerelerde bulunduğu, bulunduğu yerlerde davranış biçimleri, insan ve hayvanlardan beslenme yolları, konak üzerinde fark edildikten sonra yapılması ya da yapılmaması gerekenlerin öğretilmesini içermelidir. Evcil zincir ve yakın çevresinde kene popülasyonunun kontrolüne yönelik yapılacak uygulamalar; meraların sürülmesi, tarlaların biçilmesi, otların kurutulması ve sökülmesi gibi mekanik kontrol uygulamaları ile konak canlılarda kimyasal mücadeleyi kapsamaktadır. Mekanik kontrol uygulamalarının kene popülasyonunda bir azalmaya yol açacağı kabul edilmekte ancak uygulanabilirliği ile tarım ve hayvancılık üzerine olumsuz etkileri tartışılmaktadır. Bu uygulamaların Tarım ve Orman Bakanlığınca bölgelere göre uygun şekilde planlanarak gerçekleştirilmesinin fayda sağlayacağı düşünülmektedir. Konak canlılarda kimyasal mücadele kene mücadelesinde yaygın olarak kabul gören en etkili yöntemdir. Hayvanların üzerinde veya çevresinde bulunan kenelerin akarasidler ile kontrol altına alınması anlamına gelen bu yöntem, kene kaynaklı hastalıkların ortadan kaldırılması için insan-evcil hayvan temas riskinin de azaltılacaktır. Buradaki en büyük problem ise bilinçsiz ve yoğun akarasidlerin kullanımıdır. Diğer taraftan beklenen etkinin elde edilmesi için, tüm bölgeleri kapsayan, yeterli sayıda tekrarı yapılan uygulamalarla başarılı sonuç elde edilebilecektir. Özellikle küçük ölçekli hayvancılık işletmelerinde uygulamaların maliyeti de mücadelenin yapılmamasının nedenleri arasında olduğu da dikkate alındığında ve teşvik kapsamında bu uygulamaların yapılması ile nispeten daha fazla fayda sağlanacağı düşünülmektedir. Nitekim bu uygulamalar daha önceki yıllarda hastalığın yoğun olarak görüldüğü bölgelerde yapılmıştır” ifadelerini kullandı.
Kene mücadelesi söz konusu olduğunda zaman zaman çevre ilaçlaması gündeme geldiğini hatırlatan Eroğlu, şöyle devam etti:
“Oysa kenelerin yaşam alanlarının geniş olması ve çevrede ilaçların ya da etken maddelerin etki edemeyeceği alanlarda bulunmaları çevre ilaçlaması ile mücadelenin en büyük problemidir. Yine geniş çaplı bir çevre mücadelesinin ekolojik dengeye zarar vereceği, insan da dahil bir çok canlı türünün sağlığını olumsuz etkileyeceği unutulmamalıdır. Kene mücadelesinde çevresel ilaç uygulamaları etkin bir mücadele yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Bununla birlikte hayvan barınakları ve çevresinin ilaçlanması ile belli düzeyde etki elde edilebileceği de unutulmamalıdır.Sonuç olarak; Kırım Kongo Kanamalı Ateşi bakımından kene mücadelesinin temelini; bireysel korunma uygulamaları ile evcil hayvan zinciri ve yakın çevresinde kene popülasyonunun kontrol altında tutulması için yapılacak bilinçli paraziter mücadele uygulamaları oluşturmaktadır. Başarılı bir mücadele programının yürütülebilmesi için bu temel uygulamaların tüm bölgeleri kapsayacak şekilde ve yeterli sayıda tekrarının yapılmasının gerekliliği unutulmamalıdır.”
KAYNAK: İHA

Etiketler: SAĞLIK,

YORUM BIRAKIN

YORUMLAR  ( 0 Yorum )
Habere hiç yorum yapılmamış
BENZER HABERLER
Kodlamayı öğrendiler, Vestel City’de sergilediler
Manisa Valiliği’nin 4 yıldır sürdürdüğü, çocuklara yönelik kodlama projesi Kodla(Ma)nisa bu yıl Vestel City’de düzenlenen festivalle sona erdi. 20 ilden 300 öğrenci 47 stantta ortaya çıkardıkları teknolojileri sergiledi.
13.06.2019
Altındağ’da dolu dolu bir yaz
Altındağ Belediyesi, yoğun eğitim temposundan çıkan ve yaz tatilini Ankara’da geçiren Altındağlı gençleri yaz okullarında buluşturuyor.
13.06.2019
‘Unutturulan Balkan Bozgunu’ raflarda
Emekli Kurmay Albay Ziya Burcuoğlu’nun ‘Unutturulan Balkan Bozgunu’ adlı kitabı raflardaki yerini aldı.
13.06.2019
Güney Kıbrıs’ta turistler korku içinde
Güney Kıbrıs’ta yaşanan tarihin ilk seri katil vakası ülkede yaşayanları ve turistleri tedirgin ediyor. Kıbrıslı Rum Subayı Nikos Metaksas’ın 5 kadın ve 2 çocuğu öldürdüğünü itiraf ettiği cinayetler, Güney Kıbrıs Adalet Bakanı Yannis Nikolau’nun istifasına neden oldu.
13.06.2019
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan:
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, "Bir eğitim-öğretim yılını daha geride bırakıyoruz" diyerek, Ağustos ayında 60 bin öğretmen atamasının yapılmasını istedikleri açıkladı.
13.06.2019
Kediyi suni teneffüsle hayata döndüren belediye işçisi o anları anlattı
Pendik’te etkili olan yoğun yağış nedeniyle oluşan selde boğulma tehlikesi geçiren yavru kedi, belediye işçisinin suni teneffüsü ile hayata dönmüştü. Kediyi hayata döndüren belediye işçisi Metin Keskin, bugün yavru kediyi hayvan bakımevinde ziyaret ederek duygusal anlar yaşadı. Kahraman belediye çalışanı Metin Keskin, yavru kediyi kurtarması ile ilgili konuştu.
13.06.2019
DÜNYA LİTERATİRÜNE GİREN ÖMER ÖZKAN BEBEKTE ÜREME TIBBINDAKİ BÜTÜN YENİLİKLER TAKİP EDİLDİ
YURT DIŞINA ÇIKIŞLARDA PCR TESTİ İSTENEN VATANDAŞLAR İÇİN TEST ÜCRETİ BELLİ OLDU
"DİYABET, KORONAVİRÜS SEMPTOMLARINI ŞİDDETLENDİRİYOR"
SAĞLIK BAKANLIĞI: "SON 24 SAATTE KORONA VİRÜSTEN 19 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ"
SAĞLIK BAKANI KOCA, ABD TİCARET ODASI TOPLANTISINA KATILDI
DR. BÜKÜŞOĞLU: "KÖK HÜCRELER ÜZERİNDE BÖYLESİNE ETKİLERİ OLMASI ŞAŞIRTICI VE SÜRPRİZ"
MEHMET HANİFİ KUTLAR: "OZON TEDAVİSİ, KANDAKİ OKSİJEN MİKTARINI ARTTIRDIĞINDAN VÜCUDU HIZLI BİR ŞEKİLDE YENİLER"
(ÖZEL) PANDEMİ SÜRECİNDE KIRMIZI ET TÜKETİMİ NASIL OLMALI
BAKAN KOCA: ”(VİRÜSÜN YAYILMA HIZI AZALDI) KULAKTAN KULAĞA YAYILAN BU KANI YANLIŞTIR”
SAĞLIK BAKANLIĞI: "SON 24 SAATTE KORONA VİRÜSTEN 21 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ"
“PANDEMİDEN KORUN” PROJESİ SİNCAN’DAN BAŞLIYOR
GUATR AMELİYATI İLE İLGİLİ MERAK EDİLEN NOKTALAR